"2002 Dünya Kupası'nda Başarısızdım; Kusura Bakmasınlar"

 > -

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, önemli açıklamalar yaptı.

Zaman’dan Mehmet Tufan’a konuşan Şenol Güneş, “Beşiktaş’ta yetenek çok, biz onları geliştireceğiz” dedi.

Güneş’in verdiği röportajdan öne çıkan kısımlar şunlar oldu:

Türkiye'nin tanıdığı birçok yıldız tezgâhınızdan geçti. Beşiktaş'ta da o potansiyeli taşıyan oyuncular var. Hikâyenin sonu nereye gider?

Yetenekli futbolcularla çalışmaktan onur duyuyorum. Bütün sorumluluğu kendileri üstleniyor. Onların karakterli olmaları yararlarına. Beşiktaş'ta da beklentilerim aynı yönde. Elimizdekilerin kabiliyetini üst seviyeye ilerletmeliyiz. Onlar da bu halleriyle yetersizliklerini bilmeli. Beşiktaş'ta var olmak hakları. Ancak üzerine hep koymamalılar. Biz de buna artılar katacağız. Kapıyı açacak anahtar da bu. Geçen sezon güzel neticelere imza atılmıştı. Gayemiz; teknik, taktik ve fizikte bir basamak yukarısı. Bunu gerçekleştirebiliriz; ama eksikliklerimizin farkındayım.

2002'de dünya üçüncülüğü apoletini taktığınız Millî Takım gibi Beşiktaş'la nehrin akışı değişir mi?

Şampiyonluklar tatmış bir camiayız. Beşiktaş'ın tarihinde birçok başarı mevcut. Gelecekte benzerleri olacak. Ben dillendirmesem dahi Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor hatta Bursaspor zirveye oynamak zorunda. Başakşehir de oralara bakıyor. Aslında 18 ekip de müzesini zenginleştirmede şanslı. Büyüklüğümüzün avantajını kullanmalıyız. Harika şeyler icra etmeliyiz ki kupa gelmeli. Şampiyonluğun ötesine geçmeliyiz. Oyunumuzla alkışlanmalıyız. “Şampiyon olacak mısınız?” sorusuyla baskı oluşturuyor ve beklentiyi aşağıda tutuyorsunuz. Şampiyonluklara koşan, Avrupa'da göğsünüzü kabartan, bunların ötesinde beğeniyle izlenen bir topluluk istiyoruz. Göze hoş gelen futbolla sonuca odaklanmalıyız. Yönetim, ben ve taraftar, hep beraber ekip olgusuna erişmeliyiz.

Büyük bir camiada hedefi sadece Süper Lig şampiyonluğu olarak belirlemek eksik kalır mı?

Büyük düşünen, büyük oynar ve büyük kazanır. Büyük düşünmeyene büyük balık gelmez. Önce atlayacağın mesafeyi koymalı ve sabırla gitmelisin. 1 metreyi 1,5, 2 ve 3'e taşımalısınız. 10 metre dener ve hayal kırıklığı olursa güveninizi yitirirsiniz. 2002 Dünya Kupası'nda, “Zirvede yer almak için basamakları birer birer tırmanacağız.” cümlesini kurduğumda, “Küçük düşünüyor.” denildi. Biz de ekonomik ve makam olarak tepeden bir yere varmak alışkanlık! Biri sizi getirebilir; fakat merdivenden çıkma yönteminden habersizseniz, düşer ve bir yerlerinizi kırarsınız. (Karşımızdaki merdivene işaret ediyor ve gülümsüyor). Emin adımlarla, yavaş gitmeyi yeğliyorum. Sonunda ne varsa en iyisini olmalıyız. En kötü, o uğurda çabalamalıyız. Mükemmeli aramalıyız. Her futbolcu, iyi oynamak şartıyla Barcelona, Real Madrid ve Manchester United'a gidebilecek potansiyelde.

Mevcut oyuncu grubundan beklentileriniz nedir?

Beşiktaş'ta geçen sezon tecrübesizlik göze çarptı. Gençlerimiz efendi, eğitime açıklar, iyi niyetli ve hünerliler. Problemleri, karışıklığı düzelteceğiz. Her mevkide 2'şerden 25 kişilik oyuncu topluluğu yeterli. Oyunsal formlara henüz tam anlamıyla kilitlenmedik. Kuvvet-dayanıklılık sürecindeyiz. Sistemler ve taktiklere geçeceğiz. Hazırlık karşılaşmalarında zafiyetlerimizi göreceğiz. Lig başladığında iyi bir kadro olacak. Antrenmanlar geçici, özel müsabakalarda kimliğimiz oturacak. UEFA Avrupa Ligi'nde de her 90 dakikada galibiyeti kovalayacağız.

“2002 Dünya Kupası’nda başarısızdım”

Hedefte kupa varsa insan, elbette almak ister. 2002 Dünya Kupası'nda başarısızdım. Bu fikre katılıyorum! Finale kaldım, şampiyon olmalıydım. Bu açıdan bakarsak tabii ki doğru. Son 4'te Brezilya'yı yenseydik finale kalacaktık ve belki de zirveye biz çıkacaktık. Lakin olmadı. Kusura bakmasınlar. Tartışılacak yönü yok. Yorumlara saygı duyarım; ancak uzak dururum. Bursaspor'dayken Türkiye Kupası'nı hak ettik. O noktaya nasıl geldiğimiz de ehemmiyetliydi. Beşiktaş, geride bıraktığımız sene iyi işler yaptı. Kaybedilince, “Deneyimsizdi” diyoruz. Bunu ‘başarısızlık' olarak yansıtırsak harcanan emeklere saygısızlık ederiz. Şampiyon olmamışsanız eleştirilirsiniz. Kendimi savunurum; ama ihtiyaç duymuyorum. Biri şampiyonluğa ulaşacak ki biz kendimizin olacağını düşünüyor ve istiyoruz. Diğer kulüpler kapansın o vakit! Bu, futbol kültürümüzün ve bakış açımızın hatalı olduğunun kanıtı.

“Futbolda 2+2=4 değildir”

Futbol renklidir. 2+2=4 değildir! Bazen 5 ve 3'tür. “Şu forma giyse maçı alır.” cümlesini kurduğu oyuncu gol attığında, “Ben demiştim.” der. Kaybedildiğinde arkasında durmaz. Bazen o kadar çok beyanatın arasında sizin dediklerinizin pek anlamı kalmıyor. O zaman susmak mantıklı, kavgaya girmiyorsun. Diyelim ki yanlışa ılımlı yaklaştınız. “Kaybetmeyeyim, düzeltir.” dediniz. Anında müdahale mi lazım, hoşgörüyle zamana mı bırakmalısınız? Futbolcu hareketini tekrarlarsa ve bu tavize dönüşürse iki tarafı da yıpratır. Kimileyin de hadiseye direkt el koymalısınız. Kendini dişlinin parçası değil de her şeyi olarak gören, görevini çoktan unutmuştur. Yanlışından geriye gelmeyince de kibir meselesine dönüşüyor.

Zaman

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Arda TuranBarcelonaBeşiktaş Jimnastik KulübüBrezilyaBursasporFenerbahçe Spor Kulübüİstanbul Büyükşehir BelediyesporManchester UnitedReal MadridŞenol GüneşTrabzonspor KulübüTürkiye KupasıUEFA Avrupa Ligifutbol
Görüş Bildir