Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

‘13 Yıllık AKP İktidarı Boyunca 3 Şeyde Türkiye’yi Birinci Yaptılar’

-

Partisinin Muş mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "13 yıllık AKP iktidarı boyunca 3 şeyde Türkiye’yi birinci yaptılar. İş cinayetinde, kadına dönük katliamda, şiddette ve gelir dağılımı uçurumunda birinci yaptılar" dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ partisinin seçim çalışmaları kapsamında Muş’ta miting düzenledi.

Yüksekdağ’a Muş milletvekili adayları Burcu Çelik Özkan, Ahmet Yıldırım ve Mensur Işık ile çok sayıda HDP’li eşlik etti.

Devletin tüm imkanlarını seçim mitingleri için seferber eden Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a tepki gösteren Yüksekdağ, “Türkiye halklarının her türlü zenginliğini sınırsızca, hoyratça kullandılar. Hala da kendilerine güvenmiyorlar. 8 Haziran’da hükümet kuracaklarını kestiremiyorlar, onların gücünün sınırı da budur. Karşımıza faşist darbe barajını çıkardılar, ama bizler aşıp yıkayacağız. Onlar ise halkımızın barajını aşamayacaklar. O barajın enkazı altında kalacaklar” dedi.

Yüksekdağ’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Kobani direnirken ne demişlerdi, Kobani düştü düşecek demişlerdi. İşte o söz söylendikten sonra yayından fırlayan bir ok gibi bütün Türkiye coğrafyasında büyük bir dirence dönüştü. Düştü düşecek diyenlere bu halk en büyük dersi verdi. Biz daha yeni başladık.

“Kobani’de birinci derslerini aldılar. Şimdi ikinci dersi alma zamanıdır. 7 Haziran günü bu halk onlara en büyük dersi verecek. Bugüne kadar zorbalıkla kendi iktidarlarını büyük insanlık değerlerinin üzerinde tuttular. 13 yıl boyunca AKP iktidarı, aldıkları oyu da, desteği de sorumsuzca çarçur ettiler. Artık deniz bitti. İktidarlarının sonu geldi.

“Muhattabımız Erdoğan değil, halktır”

“2013 Newroz’unda tüm halklarının barış ve çözüm talebini içeren büyük bir manifesto yayınlandı. Savaştan vazgeçmesi gereken AKP her tarafı askeri garnizona çevirdi. Muş’a, bölgeye ekonomik refah getirmediniz, barış getirmediniz, bu halkın ekmekten ve sudan üstün tuttuğu barışı ve özgürlüğü getirmediniz.

“İki yıllık çözüm ve diyalog sürecinde bir taraftan Başkan Öcalan bu ülke kan gölüne dönmesin diye çaba gösterirken, siyasi iktidarın ise tek yaptığı karakol yapmaktır, çocuklarımızı katletmektir. Bir karanlık zihniyet var önümüzde. Erdoğan’ı değil halkı muhatap aldık.

“Muhatabımız da bu memleketin onurlu halklarıdır. Bütün Türkiye karşı duyduğumuz sorumluğumuzun bir görevi olarak çözümü ilerletme ve sonuca götürme gayreti içindeyiz. Onlar savaş siyasetinden, şiddetten, gerilimden, ırkçılıktan, kutuplaştırmaktan besleniyorlar.

OHAL’i kaldırdık diye övünen bir hükümet valilere OHAL yetkisi verdi. Eskiden OHAL sadece bölgede geçerliyken, artık bütün Türkeyi’ye OHAL, sıkıyönetim memleketine çevirdiler.

“Hükümetin tüm şiddet ve baskı politikalarına rağmen barış, özgürlük ve çözüm demeye devam edeceğiz. Gelsinler savaştan ve şiddetten beslenenler, Muş halkından ders alsınlar, buraya bakıp öğrensinler. Bu meydanda yüreği yanan gözünün yaşı kurumamış anneler var, acıyı sırtında taşıyan babalar, kardeşler var.

“İnsanlığın barışını savunanlar var. Bundan daha büyük bir güç olabilir mi, çok şükür HDP var, biz oldukça büyük insanlığı öldüremeyecekler. Artık biz oldukça iktidarlarını sürdüremeyecekler. 13 yıl boyunca dere tepe kullandıkları bu iktidarlarını ellerinden alacağız.

“Biz daha yeni başladık”

“İktidarlarının sonunun geldiğini gördüler, nasıl da telaşla savruluyorlar. Nasıl da ne söylediklerini bilemeden, ne yapacaklarını bilemeden, büyük bir panik içinde kıvranıyorlar. Biz daha yeni başladık. 7 Haziran günü iktidarlarını sürdüremeyecekler, o sarayda oturamayacaktır.

“Onu başkan yaptırmayacağız dedik, onu o sarayda oturtmayacağız diyoruz. Şimdi yenileceklerini gördükleri için her yerde partimize, arkadaşlarımıza kalleşçe saldırılar düzenlediler, düzenliyorlar. Bunlar mertçe yarışmayı bilmezler, dürüst siyaseti bilemezler. Onlara göstereceğiz demokratik siyaseti.

“Demokratik siyasette kazanacağımız büyük zaferin altında onlar kalacak. Birçok yerde seçim kampanyası yürüten yöneticilerimiz tutuklanıyor, ancak bu kadar baskıya rağmen ah demeden of demeden gürül gürül çalışmaya devam ediyorlar. Çünkü biz emeğin, büyük direnmenin ne olduğunu iyi biliyoruz. Büyük kazanmayı artık öğrendik. 7 Haziran’da hep birlikte büyük kazanacağız.

“Siyasi iktidar seçim kampanyasını yürütürken, devletin, Türkiye halklarının her türlü zenginliğini sınırsızca, hoyratça kullandı. Hala da kendilerine güvenmiyorlar. 8 Haziran’da hükümet kuracaklarını kestiremiyorlar, onların gücünün sınırı da budur. Karşımıza faşist darbe barajını çıkardılar, aşıp yıkayacağız. Onlar halkımızın barajını aşamayacaklar, onlar barajı, sizin barajınızı geçemeyecekler.

“Bir yandan Cumhurbaşkanı bir yandan da yardımcısı partimize saldırıyor”

“Bir yandan Cumhurbaşkanı bir yandan da yardımcısı olan Başbakan partimize saldırıyor. Niye bir siyasi partinin genel başkanı gibi davranmıyorsun? Sen ağırlığını bil ki bu halk sana Cumhurbaşkanı saygısı göstersin.

“Devlet kurumlarını seçim kampanyasının hizmetine sokmuşlar”

“Ama haddini bilmeyen bir siyasi duruş sergileyerek, AKP’nin yanında Türkiye halklarının karşısında bir seçim çalışması yürütüyorsun. Nerde kaldı Cumhurbaşkanı tarafsızlığı. Fıtratına ters, onlar tarafsız olamazlar. Onlar şiddetten, baskıdan taraftırlar. Türkiye’nin ekonomik ve kamu imkanlarını kullanarak seçim mitingi yapabilirsin ama asla kazanan olarak çıkmayacaksın.

“Cumhurbaşkanı ve Başbakan devlet kurumlarını da kampanyanın hizmetine sokmuşlar. Gözümüzün içine baka baka suç işlemeye devam ediyorlar. Adaletin ve kalkınmayın adını kullandılar, ama adaleti hiçbir zaman uygulayanı olmadılar. O hepimizin vergisinden kullandığınız paralar haram olsun size, size helal etmiyoruz. Bu halkın vergileriyle, bu halkı soyarak, finansa ettiğiniz bu mitingler sizi kurtaramayacaklar.

“Erdoğan bugün Belçika’daydı. Belçika’daki bütün camilere talimat gitmiş, en az 50 kişi mitingine gelsin talimatı gitmiş. Bunlar halkımızın camileri kendi çıkarları için kullananlardır. Bize din ve inanç dersi verenler, camileri kendi çıkarları ve siyasetleri için hoyratça kullanıyor.

“Gördüğümüz gerçek onların bitişi, bizlerin başlangıcıdır”

“Onlara dersini bütün Türkiye halkı verecektir. Türkiye halkının inancını hırsızlıktan ve yolsuzluktan beslenenler ile kanla siyaset yapanlar savunamazlar. İnanç değerlerini asla kullanamazlar. Halkımızın değerlerinden siyasi rant elde edemezler. Seçim meydanlarında Kürtçe Kur’an-ı çıkaranlar bir gün çarpılacaklar.

“Böyle değerlerle oynayanların sonu hayırlı olmaz, kötü olur. 8 Haziran sabahına çıkamayacaklarını nasıl gördüler. Bakın bu değerleri kullanmaya devam ediyorlar. Muş halkına inanç ve değer dersi veremezler. Bunu en iyi siz biliyorsunuz. Muş gibi bir medrese diyarından, inancın ve ilmin topraklarında onların sözünü hiçbir karşılığı yoktur.

“Bölgede ve Türkiye’de o diyanet adını verdikleri, halkımızın bütün inanç merkezlerini kapattılar. AKP bu baskı kurumunu savunuyor. Bu halk gerçeklerin çok iyi farkında. Gördüğümüz gerçek onların bitişi, bizlerin başlangıcıdır. Onların yenilgisi bizim zaferimizdir. Bizim savunduğumuz tüm değerler Meclis’e gidecek. Hak ve adalet yerini bulacak. Hak ve adalet adına ne varsa yağmaladılar, yıktılar. Adına adalet ve kalkınma takanlar, büyük adaletsizliğin kaynağı durumundadırlar.

Kenan Evren’in ölümü

“80 darbesinin sorumlusu Kenan Evren öldü. Kenan Evren yargılanmadan öldü. Yargılanmadan mezarı gitti. İşlediği suçların hiçbirisinin hesabını vermeden gitti. Kenan Evren’in yargılanmasının önüne geçen Tayyip Erdoğan’dı. Göstermelik bir mahkeme kurdular. O mahkeme salonunun önünde darbede hayatını kaybeden evlatlarını arayan anneler çırpınırken, o darbeci generali getirmediler, yargılatamadılar.

“Onun yargılanmasına izin verseydi, kendisinin de yargılanacağını çok iyi biliyordu. Kendisi yargılanmasın, halkımız yakasına yapışmasın diye darbeci generali savundu. Hepsini kendileri yargılanmasın diye, yargılanmalarının önü açılmasın diye yaptılar. Roboski katliamı başka bir memlekette yaşansaydı yer yerinden onardı.

“O siyasi iktidar yerinde duramazdı. Başbakan olan zat şimdi Cumhurbaşkanı. Hırsızlıktan, yolsuzluktan, katliamdan yargılanmamak için bunu yaptı. Yargılanmamak Kenan Evren’e nasip olabilir, ama siz hesap vermeden gidemezsiniz. Hesap vermeden gidemeyecekler. Darbe kurumuna dönüştüler.

Ergenekon paşalarını tutukladılar, sonra salı verdiler. Kenan Evren gibi bütün askeri unsurları savundular. Onlara kol kola verdiler, işbirliği yaptılar. O darbeci zihniyetinden besleniyor. Ama biz bu darbecilere karşı halkın siyasi iradesini en büyük gücü gösterdik, bu güç 7 Haziran günü zafer bayrağını sallayacak.

“Enkazının altında kalanlar onlar olacaktır”

“Yeni yaşam kuşağında gücümüzü birleştirirsek önümüzde hiçbir güç, baraj dayanmayacak. Kobani’de çizdikleri sınırları özgürlük mücadelemizle aşıp geçtikçe faşist barajı da yıkıp geçeğiz. Barajın enkazının altında kalanlar onlar olacaktır. AKP hükümeti o barajın artında kalacak bizim için ise yeni bir yaşamın başlangıcı olacak.

“13 yıllık AKP iktidarı boyunca 3 şeyde Türkiye’yi birinci yaptılar. İş cinayetinde, kadına dönük katliamda, şiddette ve gelir dağılımı uçurumunda birinci yaptılar. Zengin ve yoksul arasındaki uçurumu gittikçe derinleştirdiler. Onlar halkımızın mukaddes değerlerini siyasete malzeme haline getirdiler, saltanat kurdular. Artık bu hayatın ve düzenin sonuna geldiler.

Halkların Demokratik Partisi gelir adaleti sağlayarak saltanatlarına son verecek. Üretimin büyüdüğü, geliştiği, adil bir şekilde paylaştığımız yeni bir yaşamı inşa edeceğiz. Sadece özgürlük ve barışı değil, ekonomik ve sosyal kurtuluşu da biz getireceğiz. Birliği getireceğiz. Adalet neymiş dost düşman herkes görecek.

“Muş Belediye Başkanı AKP’li. Cumhurbaşkanı bilmiyordu, Muş’un belediye başkanı hiç iyi çalışmıyor dedi. Sonra öğrendi, yine unutmasın, Muş’un AKP’li belediye başkanı bu şehre hiçbir hizmet getirmedi. Kendisine verilen hiçbir oyun karşılığını vermedi. Halkımızın vergilerini AKP’nin palazlanması için kullanıyor.

“Ana caddelerinde Muş Belediye Başkanı utanmadan gezebiliyor mu? Biz onun adına utanıyoruz. Size güveniyoruz, adalete güveniyoruz, onun da sonu uzun olmayacak. İnşallah HDP belediyeyi alacak. Cumhurbaşkanı’nın düşündüğü, aklına geleni olmuş olacak.

“Muş’un bir vekili alındı Bayburt’a verildi”

“Muş’ta hayırlısıyla 3 milletvekilli alarak, buradan tam temsiliyetle Meclis’e gideceğiz.  Muş’un vekil sayısının 4’ten 3’e indirildi. Bir gecede ansızın yaptılar, Muş’un bir vekili alındı, Bayburt’ta verildi. Bizim aklımız almakta zorlanıyor, ama bunlar yapmaktan zorlanmıyor. Hırsızlığa o kadar alışmışlar ki, sadece para değil, nüfus da çalıyorlar, yazıklar olsun.

“Onlar insanın gözündeki sürmeyi bile çalarlar, bunlara karşı dikkatli olacağız. Bir gecede vekilimizi alıp, sahte nüfusla Bayburt’ta verdiler. Bizim Muş’ta dört dörtlük kazanacağımızın farkına vardılar. Çaldıkları da onlara haram olsun. Önümüze bakacağız, Muş’ta 3’te 3 yapacağız. Özgücümüzle büyük bir zafer kazanacağız.”,

İMCTV

Onedio Gündem'i Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAdalet ve Kalkınma PartisiBaşbakanBelçikaDarbeErgenekonFigen YüksekdağHDPHalkların Demokratik PartisiMuşOHALOlağanüstü HalRecep Tayyip ErdoğanSavaşoyun
Görüş Bildir