Mayın Temizleyen de Var, Zeytin İçin Mücadele Eden de! Türkiye'den 5 Güçlü Kadının İlham Veren Hikayesi

14b OKUNMA

Onedio Editörü

UNDP Türkiye (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği temalı 5. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefine dikkat çekmek amacıyla Türkiye’nin beş farklı noktasından beş güçlü kadının hikâyesini aktardı.

Konya Beyşehir Gölü’nde balıkçılık yapan Rahşan Civcir, Iğdır’da mayın temizleme alanında paramedik olarak çalışan Sevda Çanak, Gaziantep’te cam atölyesinde tercüman olarak çalışan Münteha Helvacıkara, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Mesleki Eğitim Merkezi’nde çevirmenlik yapan Zeina Mahli ile Şanlıurfa’da organik zeytin ve zeytinyağı üreten ve bölgenin kaybolmaya yüz tutmuş zeytin çeşitlerini gün yüzüne çıkartan Doç. Dr. Ebru Sakar, “Beşte 5” kampanyası kapsamında kişisel güçlenme yolculuklarını ve çevrelerine nasıl ilham olduklarını anlatıyor.

Gelin bu güçlü kadınların hikayelerine yakından bakalım...

1. Ebru Sakar: Zeytin ve kadın

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı olan Ebru Sakar, Şanlıurfa’da zeytin yetiştiriciliğinin ve kırsalda kadının güçlenmesinin öncülerinden biri. Yerel zeytin türlerinin bölgede yetiştirilmesi için 10 yılı aşkın süredir mücadele veren Ebru, GAP idaresi ve UNDP’nin işbirliği ile bölgede kurulan salamura zeytin tesisi ile kadın istihdamının artmasına katkıda bulunuyor. Öğrencilik yıllarından beri hayalini kurduğu şeyi gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşayan Ebru, kadının ekonomik güçlenmesinde işbirliğinin önemini de ortaya koyuyor.

2. Rahşan Civcir: Beyşehir Gölü’nün emektar balıkçısı

Rahşan Civcir, Konya Beyşehir gölü Çiftlik köyünde balıkçılık yapan birkaç kadından biri. Başlarda bir kadın olarak balıkçılık yapması yadırgansa da, Rahşan 20 yıldır çalışmaya devam ediyor. Kadınların çalışmasının, kendi ayaklarının üstünde durmasının önemini vurgulayan Rahşan, kadının ekonomik güçlenmesine dair ilham verici hikayelerden.

3. Sevda Çanak: Iğdır'daki mayın temizliği ondan sorulur

Sevda 22 yaşında, üniversiteden sadece birkaç yıl önce mezun oldu. İlk iş deneyimi olarak kendine alışılmışın dışında bir meslek seçti. Birçok yaşıtı kadın büyük şehirlerde çalışmayı seçerken o Türkiye’nin en doğu ucu olan Iğdır’da, İran sınırında mayın temizleme alanında çalışıyor. Sevda Türkiye’nin genç ve güçlü kadınlarının neler yapabileceğinin ve toplumsal cinsiyet yargılarının nasıl yıkılacağının en güzel örneklerden biri.

4. Münteha Helvacıkara: 20 sene sonra gelen çalışma isteğinin getirdikleri

Münteha Helvacıkara’nın hikayesi kadının güçlenmesine dair ilham verici bir hikaye. 20 yıl önce evlenip Suriye’den Gaziantep’e gelen Münteha’nın yolu, yakın zamanda Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) desteğiyle sunulan mesleki eğitim kurslarıyla kesişmiş. Münteha, 1,5 yıldır Suriyelilerin ve yerel halkın istihdam olanaklarına erişimini arttırmak üzere açılan cam atölyesinde çalışıyor. Çalışmak kadının hayatını değiştirir, her konuda özgürleştirir diyen Münteha’nın hikayesi, ailesindeki diğer kadınlara da ilham vermiş. Kendisinden sonra kız kardeşlerinin de çalıştığını anlatan Münteha, kadının ekonomik güçlenmesinin sosyal güçlenmeye dönüştüğünü de ortaya koyuyor.

5. Zeina Mahli: Cerablus'tan Gaziantep'e, bir dayanıklılık hikayesi

Bugün Türkiye’de yaşayan 3,5 milyon Suriyelinin yüzde 40’ı kadın ve bu kadınlar, yaşamlarını yeniden inşa etmek için büyük çaba gösteriyor. 20 yaşındaki Zeina Mahli de onlardan biri. Gaziantep’te yaşayan Zeina, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından Suriyeliler ve ev sahibi topluluklara sunulan mesleki eğitimlere katıldı. Hem UNDP’nin desteklediği bir diğer yerel kurum olan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Mesleki Eğitim Merkezi’nde Arapça-Türkçe tercümanı olarak çalışan hem de eğitimine devam eden Zeina, kadınların her şeyi başaracak güçte olduğunu söylüyor. Zeina’nın hikayesi eğitim ve ekonomik hayata katılımın kadının güçlenmesindeki rolünü ortaya koyan, ilham verici hikayelerden.

Kadınların iş hayatında olması milli gelirimizi %30 yükseltecek

Türkiye’de erkeklerin yüzde 70’ten fazlası iş hayatında iken her üç kadından ikisi işgücüne katılmıyor. Kadınların da erkekler kadar işgücüne katılabilmesinin küresel gayrisafi hasılaya yıllık katkısı 28 trilyon dolar olarak hesaplanıyor. Uzmanlar, Türkiye’de ise kadınlar ve erkeklerin ekonomiye eşit katılmaları durumunda kişi başına düşen milli gelirin yüzde 30 daha yüksek olabileceğine dikkat çekiyor.

Bu içerikleri de okumak isteyebilirsiniz;

Yorumlara Git