Şemdin Sakık'tan Sırrı Sakık'a: 'Kan Emici'

Ergenekon'da Flaş Gelişme; Gizli Tanık Kimliğini Açıkladı

Ergenekon Davası'nda Gizli Tanık Deniz kimliğini açıkladı: Şemdin Sakık

Ergenekon davasında dinlenen gizli tanık Deniz'in, Şemdin Sakık olduğu ortaya çıktı. Gizli tanığın açık kimliği ile ifade vermek istemesi üzerine bu durum anlaşıldı.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/ergenekon-da-flas-ge...

Sakık: Ergenekon'da Gizli Tanığım | Ntvmsnbc

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25395301/

Öcalan Ülkeyi Niçin Terketti? | Cihan Haber Ajansı

Ergenekon davasının gizli tanığı olduğu ortaya çıkan Şemdin Sakık, 2008’de soruşturma savcılığına gönderdiği ifadesinde, Öcalan’ın 12 Eylül darbesinden haberdar olduğu için Türkiye’yi terk ettiğini söyledi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılığa iletilmek üzere 4 Haziran 2008 tarihinde ifade veren Şemdin Sakık, PKK terör örgütü ve Öcalan ile ilgili çarpıcı iddiaları gündeme getirdi. Ergenekon iddianamesinde de yer alan ifadelere göre Sakık, Öcalan ile istihbarat örgütleri arasındaki ilişkileri açıklayacağını ifade etti.

Şemdin Sakık’ın, “Abdullah Öcalan liderliğindeki PKK örgütünün 1980 ihtilali öncesinde Türkiye’yi terk etmesinin nedeni; kendi ifadelerinde de yer aldığı gibi darbenin olacağından haberdar olmasıdır. Ben de sempatizanı olduğum örgüte Bekaa Vadisi’nde katıldım. Örgütün ilk yayınlarında ‘Maraş katliamı üzerine’ başlıklı broşürde de 12 Eylül darbesinin olacağı yazılmıştı. Örgüt ve lideri, bu darbeyi önceden haber aldıkları için en etkin önlem olarak yurt dışına gitmeyi kararlaştırmışlardı.” ifadeleri dikkat çekti.

Haberin Tamamı İçin: http://cihan.com.tr/caption/Semdin-Sakik-Ocalan-da...

Gizli Tanık 'Deniz' Neler Demişti? | Radikal

'Deniz' isimiyle ifade veren Şemdin Sakık'ın ifadeleri Ergenekon davasının ikinci iddianamesinde, Ergenekon ile PKK bağlantısı kısmında bilgiler yer almıştı. 1993 yılında Bingöl'de 33 askerin şehit edilmesi ile ilgili yargılanan Şemdin Sakık gizli tanık olarak verdiği ifadeleri ile kendini aklamış oldu.

Ergenekon Davası'nda Gizli Tanık 'Deniz' kimliğini açıkladı. Deniz kod adıyla ifade veren kişinin Şemdin Sakık olduğu ortaya çıktı. Gizli Tanık ‘Deniz’’in (Sakık’ın) Ergenekon davası kapsamında ifadelerinden başlıca iddialar şöyle:

1) Bahtiyar aydın suikastını askerler gerçekleştirdi: Bahtiyar paşa, uydurma bir ihbarla Lice ’ye çekildi. 1993’te operasyonlar sürerken askerlerin telsiz konuşmalarında ‘geri çekiliyoruz, paşa vuruldu’ şeklinde haberler duyduk. Lice’de pkk militanlarının büyük bir baskın yaptığı söylenerek paşanın Lice’ye gelmesi sağlanmış. helikopterden iner inmez bir asker tarafından öldürüldüğünü, o askerin de başka bir asker tarafından vurulduğunu öğrendim. kesinlikle bu olayı PKK yapmadı.

2) Bingöl ’de 33 Askeri Sakık öldürtmedi; 1993 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal ’ın Güneydoğu Anadolu ’daki problemler konusundaki projeleri örgütte olumlu karşılandı. Abdullah Öcalan Lübnan ’da bulunan Bekaa kampında basın açıklaması yaparak tek taraflı ateşkes ilan etti. Bu açıklamadan sonra Bingöl’de 33 asker Doktor Süleyman kod adlı Sait Çürükkaya kontrolündeki PKK mensuplarınca vuruldu. Bu olayla yeşeren umutlar tamamen kayboldu. Devletin çözüm arayışlarına girdiği bu dönemde PKK içerisindeki bir grubun bu eylemi gerçekleştirmesine, bu askerlerin de korumasız, silahsız olarak tehlikeli bir bölge üzerinden gönderilmesine hiçbir zaman anlam veremedim. (Sözkonusu saldırının Şemdin Sakık’ın emirleri doğrultusunda yapıldığı biliniyor)

3) Perinçek’in kitabı PKK’ya can simidi oldu; 1986-1987 yıllarında Abdullah Öcalan’ın Bekaa Vadisinde bulunan Helve kampında bulunduğu sırada gazeteci ve siyasi kimliği olan Doğu Perinçek röportaj için geldi. Perinçek Öcalan tarafından bizzat karşılandı ve askeri tören yapıldı. Kendisine kampta bir oda tahsis edildi. Perinçek’in bu kampta 10 gün kaldı. Öcalan hiçbir misafiri ile bir defadan fazla birlikte yemek yemezdi. Perinçek ile kaldığı süre boyunca bütün yemekleri birlikte yedi. Öcalan’ın kendisi ile görüşmeye gelen herkesle görüşür, yüzüne karşı güzel sözler söyler, ancak gittikten sonra da arkasından ajan, işbirlikçi ya da benden yararlanmaya geldi şeklinde sözler söylerdi, fakat Doğu Perinçek hakkında övücü sözler söyledi. Perinçek’in Öcalan görüşmesiyle ilgili yayınları adeta örgüt için bir can simidi haline geldi. Bu röportaj ile doğu Perinçek örgütün adeta ikinci lideri konumuna geldi ve yayınladığı kitap örgüt mensuplarının evlerindeki kitaplıklarda yerini aldı.

4) Yalçın Küçük Öcalan’ın beyniydi: Yalçın Küçük 1993 ve 1996 yıllarında ve daha öncesinde Suriye -Şam’daki kampta Abdullah Öcalan’la görüştü. Öcalan’ı yönlendirerek, PKK örgütünü silahlı eyleme teşvik etti. Öcalan da Yalçın Küçük’e “Senin her cümlen benim beynimde bir kıvılcım meydana getiriyor” dedi. Öcalan üst düzey örgüt mensupları ile teknik mevzuları konuşuyordu ancak durum değerlendirmesi yapmadı, durum değerlendirmelerini Yalçın KUÇUK ile yaptı. Yalçın Küçük Öcalan’ın beyniydi.

5) Hizbullah militanları nerede eğitildi? 1990’lı yılların başından itibaren başlayan PKK-Hizbullah çatışması yüzünden PKK şehirlerde barınamaz hale geldi. Hizbullah’ın yapmış olduğu eylemler profesyonelceydi ve çok fazla eylem gerçekleştiriliyordu. O dönemde aktif olarak faaliyet yürüttüğüm için yurtdışı dahil birçok örgütün kampını geziyor ve yerlerini biliyordum. Ancak Hizbullah örgütü mensuplarını bu kamplarda hiç görmedim. Eğitimsiz örgüt mensuplarının böylesine profesyonel tarzda eylem yapmaları mümkün değil. Herhangi bir kampta eğitilmemişlerse Hizbullah mensupları bu eğitimleri nerede aldılar?

Haberin Tamamı İçin: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=Radik...

'O Paşayı Devlet Vurdu, Yeşil’in Uçağı Düştü' | Ntvmsnbc

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25395301

Şemdin Sakık'tan İtiraflar | Zaman

Ergenekon davasının dünkü duruşmasında sürpriz bir gelişme yaşandı. “Deniz” isimli gizli tanığın PKK’nın eski iki numaralı ismi Şemdin Sakık olduğu ortaya çıktı.

Diyarbakır Cezaevi’nden alınarak Silivri’ye getirilen Sakık, açık kimliğiyle ifade verdi. Sakık, 1986-87 yıllarında İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek’in Bekaa Vadisi’nde Abdullah Öcalan’la PKK propagandası amacıyla röportaj yaptığını söyledi. Örgütün bu röportajdan sonra büyük şiddet patlaması gerçekleştirdiğini ve Öcalan’ın imajının iyileştirildiğini belirtti. Perinçek geri çekildikten sonra ise onun boşluğunu Yalçın Küçük’ün doldurduğunu ifade etti. 1993 yılına da değinen Sakık, “93, 12 Eylül’den daha kanlı, daha köklü, daha korkunç bir darbe oldu. Cinayetler planlıydı.” dedi. 33 er ve Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın devlet içindeki bir grup tarafından şehit edildiğini kaydetti. İsim vererek Ergenekon’u işaret etti. PKK’dan ayrılmasını ise şöyle özetledi: “Silahlı mücadeleyle bir yere varılamayacağını anladım.”

Ergenekon davası dün gizli tanık Deniz’in dinlenmesi ile devam etti. Hakim Hüsnü Çalmuk, “Deniz, açık kimliğiyle ifade vermek istiyor.” dedi. Mahkemenin talebiyle gizli tanığın yüzü açık ve sesi değiştirilmeden ifadesinin alınmasına başlandı. Gizli tanık, adının “Şemdin Sakık” olduğunu söyledi.

PKK eski üst düzey yöneticisi Sakık, 1993’te terörle ilişkilendirilen şüpheli ölümlere dikkat çekti. 1993’ün Türkiye’nin en büyük darbe yılı olduğunu, sadece hükümetin değil, devletin de baştan sona değiştirildiğini belirtirken 10 yılda bir darbe yapan askerden doğan boşluğu PKK şiddetinin doldurduğunu aktardı. 1993’te Tuğg. Bahtiyar Aydın ile 33 erin şehit edilmesi olaylarının kendi üstüne yıkıldığını ileri süren Sakık, şunları anlattı: “Bahtiyar Aydın öldürüldüğünde Lice kırsalındaydım. Vurulduğunu asker telsizinden duydum, hemen dağlık bölgedekilere sordum, onlar yapmadıklarını söyledi. Zaten örgüt tuğg. öldürse hemen duyurur. Bunu devlet yapmadığına göre devlet içinde bir devlet yaptı. Derin devlet ya da Ergenekon adında. Bu olay öyle kalmasaydı 33 er olayına da gidilirdi. Ben o sırada Kulp kırsalındaydım. Devlet benim ruh halimi bile bilir, 24 saat dinliyordu telsizden. 33 er olayının tetikçisi kuşkusuz PKK’dır. O askerleri silahsız, tedbir almadan neden yola çıkardılar? (Turgut) Özal, (Cem) Ersever, (Eşref) Bitlis, (Musa) Anter gitti. Kilit noktadakiler ortadan kaldırıldı. Çatışmaların başlaması için eylem gerekiyordu ve oluşturdular. 93, 12 Eylül’den daha kanlı, daha köklü, daha korkunç bir darbe oldu.”

Haberin Tamamı İçin: http://www.zaman.com.tr/son-dakika/semdin-sakiktan...

Şemdin Sakık Bu Sefer de Taraf'ı Andıçladı

"Öcalan'ın yanına gelen hiçbir gazeteci, yalnızca gazeteci değildir. Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Altan kardeşler, Yasemin Çongar, gazetecilik için gelmediler. "

Adı andıçlarla özdeşleşen ve PKK'da bulunduğu sırada " Parmaksız Zeki " kod adı ile anılan Şemdin Sakık, Ergenekon duruşmasında Taraf gazetesini hedef gösterdi.

Ergenekon davasında " Deniz " kod adıyla ifade veren gizli tanığın eski PKK militanı Şemdin Sakık olduğu ortaya çıktı.

Sakık dün kimliğini açıkladıktan sonra verdiği ifadesinde; PKK'ya katılması, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in Abdullah Öcalan'a ziyareti ve Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın öldürülmesi gibi konularda açıklamalarda bulundu. Yalçın Küçük'ü PKK'ye silahlı eğitim vermekle suçladı ve bazı gazetecileri açıkça hedef gösterdi.

BU SEFER DE TARAF'I ANDIÇLADI

Yeni Akit gazetesine gönderdiği mektupla Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Ahmet Altan ve Yasemin Çongar 'ı hedef gösteren Sakık, dün de mahkemede, "Taraf gazetesinin örgüt bülteni mi yoksa ulusal bir gazete mi olduğu anlaşılmamaktadır. Öcalan'ın her sözü manşetten veriliyor. 2007'den günümüze kadar süren şiddette her kişinin isminin altında Taraf gazetesi vardır" diye konuştu.

Şemdin Sakık, şunları kaydetti:

"Açlık grevlerinin ölüm grevlerine dönüşebileceğini söyledim. PKK şiddetinin bir boyutunu da böyle algılamamız gerekiyor. Elbette inkâr edilen hakların bunda rolü var. Bu günlere getirilmesinde dış güçlerin, Amerika, komşu ülkelerin hep vardı. Bunların rolü kadar solcu geçinen, liberal solcu etiketi takanlar, Altan'lar buna girer. Bunların hepsinin bir biçimde bu şiddetin sürmesinde katkısı vardır. Bunlar benim yorumum değildir."

GAZETECİLER ÖRGÜTÜN GÜCÜNÜ KULLANMAK İÇİN GELDİLER

Sakık, mahkemede bazı sorulara davada isimleri hiçbir şekilde geçmeyen Taraf yöneticileri ile diğer gazetecileri açıkça hedef göstererek yanıt verdi.

"Öcalan'ın yanına gelen hiçbir gazeteci, yalnızca gazeteci değildir. Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Altan kardeşler, Yasemin Çongar, gazetecilik için gelmediler. Onların görüşme amacının örgütün askerî gücünü kullanmak olduğunu düşünüyorum'' diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin: http://www.gazeteciler.com/gundem/semdin-sakik-bu-...

Sakık'ın Tanıklığı İçin Köşe Yazarları Ne Dedi ?

28 Şubat döneminde Şemdin Sakık'ın ifadeleri ile mağdur olan Nazlı Ilıcak, Fatih Altaylı, ergenekon tanıklığına olumlu yaklaştı

Ergenekon soruşturmasında "Deniz" kod adı ile ilgili ifade veren gizli tanığın PKK itirafçısı Şemdin Sakık olduğunun ortaya çıkması köşe yazarlarının farklı yorumlarıan yol açtı.

28 Şubat döneminde “muhalif medyayı” vurmak için Şemdin Sakık’ın ifadesine generaller eklemeler yaparak, insanlara iftiralar atıp andıçlamışlardı.

Sonra o “andıçta” adı geçenlerden Akın Birdal suikaste uğramıştı.

Şimdi aynı Şemdin Sakık, Ergenekon’da “gizli tanık” olarak ortaya çıktı.

Birdenbire “ben kimliğimi açıklayarak konuşacağım” dedi.

Sakık’ın adı bile Ergenekon davsını sulandırmaya yetiyor.

Kim Ergenekon davasını sulandırmak istiyor acaba?

“Tanık” denilen insan, “gördüğü, duyduğu, bildiği” olayları anlatır.

Sakık, kendisi hapse girdikten sonra olanları da “yorumluyor” ifadesinde.

. . .

Ona Perinçek’le Öcalan’ın görüşmesini sordular.

Perinçek ile Öcalan’ın görüşmelerinin gece geç saatlere kadar sürdüğünü, görüşmelerin baş başa olduğunu, kendisinin içeri alınmadığını söyledikten sonra birdenbire şöyle dedi:

“Öcalan’ın yanına gelen hiçbir gazeteci, yalnızca gazeteci değildir. Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Altan kardeşler, Yasemin Çongar, gazetecilik için gelmediler. Onların görüşme amacının örgütün askeri gücünü kullanmak olduğunu düşünüyorum’’ dedi.

Cevabın özellikle son bölümünün soruyla hiç ilgisi yok.

Üstelik de yalan söylüyor, ne ben, ne Yasemin Çongar Öcalan’la görüştü… Mehmet Altan ise Kandil’e hayatında hiç gitmedi… Öcalan’ı ya da bir PKK liderini hayatında hiç görmedi.

. . .

Sakık’ın sözlerinde özellikle bir cümle ilgimi çekti.

Bütün bu lafları söyledikten sonra, “bunlar benim yorumum değil” diyor.

Kimin yorumu peki?

Sakık, kimin yorumlarını söylemek için çıktı oraya?

Kim o “yorumları” Sakık’a söyletti?

Ayrıca, "Deniz" kod adlı gizli tanığın eski bir PKK'lı olduğu biliniyordu. İsminin Şemdin Sakık olması ne değiştirir? Suikastla ilgili malumatı, sıradan biri değil, ancak olayla ilişkili kişiler verebilir.

"Gizli tanık Şemdin Sakık'mış. Ergenekon'un inandırıcılığı darbe yedi" yorumu, bu davanın üstünü örtmek isteyenlere yakışır. Sakık, Ergenekon'un tümünü ele almıyor; Öcalan- Perinçek- Yalçın Küçük ilişkisini ve Bahtiyar Aydın'ın öldürülmesiyle ilgili bildiklerini anlatıyor. Doğu Perinçek'in Öcalan'a gül uzatırken fotoğrafını google'da bulabilirsiniz ya da Yalçın Küçük'ün Apo'yu öven sözlerini. Bunlar yeni şeyler değil. Aydın'ın kız kardeşi Birsen Aydın da, bu cinayette Ergenekon'u adres olarak göstermedi mi?

Hem faili meçhul cinayetler aydınlansın istiyoruz, hem de olaya şahit olanları "güvenilmez" diye karalıyoruz. O zaman, "33 eri de, Bahtiyar Aydın'ı da, Rıdvan Özden'i de PKK öldürdü" deyip, dosyayı kapatalım.

Şemdin Sakık gizli tanıkmış. Hem de Ergenekon davasında söyledikleriyle etkili olmuş (!) Tanıklığının gizlilikten çıkarılmasını da kendi istemiş. " Benim gizlenecek birşeyim yok" demiş.

Tabii, herkesin kafasında bir soru işareti oluştu.

Şemdin neler söyledi?

Kimleri suçladı?

Bu tanıklık sonrasında tutuklananlar oldu mu?

Bunların ayrıntısını henüz bilemiyoruz. İddianemeye ve tanıklığının ayrıntılarına bakıyoruz, ancak henüz somut bir şey çıkmadı.

Ne olursa olsun, Şemdin'in tanıklığı benim de kafamı karıştırdı. Hele Ergenekon gibi zaten kendi içinde inanılmaz hukuk gariplikleriyle yürütülen bir davada boy gösterince, ister istemez durum biraz daha karıştı.

Şemdin'e gizli tanıklık yaptırıldığından dolayı, Ergenekon davasını tümüyle reddedilmeyiz, ancak bunun dosyaya biraz daha gölge düşüreceğini de bilmemiz gerekiyor...

Allah tarafından Şemdin Sakık teröristti meröristti ama o kadar da haysiyetsiz değildi.

Komutan, "Fatih Altaylı'nın örgütle ilişkisi" dedikçe, "Hiçbir ilişkisi yoktur. Sadece bir kez Öcalan'la görüşmek için geldi.

Bunun dışında hiçbir ilişkisi olmadı. Örgütte hiç sevilmeyen biriydi" demişti.

Yine de o günlerde "andıçlandım", gidip DGM'de "sanık" sıfatıyla ifade verdim.

Savcı bile ifademi alırken, "Kusura bakmayın Fatih Bey. Biz sizi biliyoruz ama bu ifadeyi de mecburen almak zorundayız" demiş, hakkımda takipsizlik kararı vermişti.

O gün Şemdin Sakık'ı bizi karalamak için kullanan generaller, bugün Şemdin Sakık'ın kendilerine karşı kullanılmasından rahatsızlık duyuyor.

Ve görüyorum ki, bu rahatsızlık toplumun bir bölümüne de yansımış.

"Olur mu böyle tanık" diyorlar.

Bence olur.

Söyledikleri başka kaynaklarca ve delillerle doğrulanabilirse şahane olur.

Mafya davalarında tanıklar nereden çıkar bilmez misiniz!

Elbette içeriden olur.

Ergenekon davası, Türkiye tarihinin karanlık noktalarını aydınlatmak ve gelecek açısından herkesin dersler çıkarmasını gerektirecek önemde bir davadır diye düşünüyorum. Ama bunun ciddiyetine uygun olarak soruşturulup yürütülüyor mu diye kendime sorunca, yanıtım olumlu olamıyor.

Böyle bir davanın “gizli tanık ifadelerinden” daha önemli somut delilleri olmalı ki yargılama adil olsun, kuşku kalmasın.

Amerikan polisiye filmlerinde savcılar, kendilerine sadece tanık ifadesi ile gelen polislere hep şöyle diyorlar: “Senin sözüne karşı benim sözüm! Gidin delil bulun.”

Tamam, burası Amerika değil ama somut delillerle desteklenmeyen gizli tanık ifadeleriyle nasıl mahkûmiyet verilecek, nasıl beraat kararları alınacak?

Bumerang korelasyonu...

Katil mutlaka cinayet mahalline geri döner ”den ibaretti.

Suçlu psikolojisinin, ruh halinin, temel davranış biçimiydi. Cesedin bulunup bulunmadığına, delil bırakıp bırakmadığına, ne konuşulduğuna... Ama hepsinden önemlisi, eserine bizzat “ tanık” olma duygusuydu.

E bakıyoruz bugün...

Binlerce şehit.

Terörist, şahit.

TSK sanık.

PKK tanık.

Olay yeri inceleme, parmak izi ekibine filan gerek yok aslında... Apo’yu da hâkim yapın, bitsin bu iş.

T24

Haberin Tamamı İçin: http://t24.com.tr/haber/andiclanan-gazeteciler-sak...

Sakık: 'Öcalan'ı Ben Getirttim'

Ergenekon Davası'nda 'Deniz' kod adlı gizli tanıkken dün kimliğini açıklayan Şemdin Sakık'ın tanıklığına devam ediliyor. Sakık, cezaevinden çıktığında askere gideceğini söyledi ve "Ben tanık olarak dinlenirken terörist sıfatım yoktur. Bana eski terörist diyebilirsiniz'' dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 65'i tutuklu 274 sanıklı Ergenekon Davası'nın 256. duruşması başladı. Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin yanında bulunan büyük salonda yapılan duruşmada emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Emekli Korgeneral Mehmet Eröz ve Tümgeneral Hıfzı Çubuklu'nun da aralarında bulunduğu 13 tutuklu sanık hazır bulundu. Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal'ın da aralarında bulunduğu 52 tutuklu sanık duruşmaya katılmadı. Öte yandan Odatv Davası'ndan tutuklu bu davanın tutuksuz sanığı Yalçın Küçük de duruşmada hazır bulundu. Şemdin Sakık gizli tanık odasında ifade vermeye devam etti. Sakık'ın orijinal sesi ve görüntüsü duruşma salonunda bulunan ekranlara yansıtıldı.

TEPKİLERE CEVAP VERMEK İSTEDİ

Duruşma savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'in sorularını yanıtladığı sırada, Sakık kendisinin davada tanık olarak dinlenmesiyle ilgili tepkiler olduğunu ve bu konuda birşeyler söylemek istediğini belirtti.

'TERÖRİST DEĞİLİM, ESKİ TERÖRİSTİM'

Sakık, şöyle konuştu:

"Sayın Savcım sorunuza cevap vermeden önce dünkü ifadelerim üzerine verilen tepkilerle ilgili açıklamada bulunmak istiyorum. Dün yaptığım açıklamalar üzerine tepki aldım. Benim için 'Nasıl oluyor da böylesi bir mahkemede Şemdin Sakık'ın tanık olarak dinlenebiliyor' deniliyor. Ben tanık olarak dinlenirken terörist sıfatım yoktur. 15 yıl önce örgütten ayrıldım. Örgütten ayrılma nedenim de bu tür şiddetin bu halka zarar verdiğini düşündüğüm içindir. 15 yıl önce Türkiye'ye getirildim ve bana verilen 30 yıllık cezanın yarısını tamamladım. Bana 'eski terörist' diyebilirsiniz, 'geçmişi suçlarla dolu' diyebilirsiniz ama şu anda 'suç işliyor' diyemezsiniz"

'ÖCALAN'I ŞAM'DAN GETİRTTİM'

"Kimselere açmadığım hizmetlerde bulundum" diyen Sakık, "Samimiyetimi tartışma konusu yapanlar bu hizmetlerimin boyutuna dikkat etmelidir. Öcalan'ın Şam'dan getirilmesi tamamen benim geliştirdiğim plan çerçevesinde oldu. Bunu söylerken ne kadar büyük bir risk aldığımı biliyorum. Ölüm riskini göze alarak açıklıyorum. Genelkurmay Başkanlığı yaptıkları halde ya bunu bilmiyorlar yada bu gerçeği gözardı ediyorlar" diye konuştu.

'PİŞMANLIK YASASINDAN YARARLANMAK İÇİN DİLEKÇE VERDİM'

Türkiye geldiğinde Pişmanlık Yasası'ndan yararlanmak için dilekçe verdiğini anlatan Sakık, "Bazıları bana 'Sen delirdin mi?' diye sordular. 'Siyasi kişiliğini riske attın ve kariyerini çizdirdin' diye beni eleştirdiler. Devletin beni Pişmanlık Yasası'ndan yararlandırmayacağını biliyordum. Buna rağmen dilekçe verdim. Hakkımda belli bir kamuoyu oluşturuldu. Dilekçeyi vermemin çok başka nedenleri var. Dağda geçirdiğim yıllarda yürttüğüm faaliyetlerden dolayı Öcalan'dan daha öne çıkmış biriydim. Kürt gençlerin idolü haline gelmiştim. Cezaevinde de şiddeti savunsaydım binlerce genç benim için dağa giderdi. 'Benim için gidiyorsanız gitmeyin' mesajı verdim. Binlerce insan dağa çıkma kararını gözden geçirdi. Dağdan inişler hızlandı, çıkışlar yavaşladı. Örgütün içinde benimle birlikte hareket eden insanlar, Türkiye teslim olmasalar da örgütü bırakıp Kuzey Irak'a ya da Avrupanın çeşitli ülkelerine yerleştiler" dedi.

'16 KİTAP YAZDIM'

15 yıldır kaldığı cezaevinde 16 kitap ve binlerce makale kaleme aldığını anlatan Sakık, "Kitaplarımın özeti bu şiddetin, Kürtlere ve Türkiye genelinde insana ait olan herşeye verdiği zararı işlemekti. İnşallah bu kitaplarım bazılarını aydınlatır. Bunun iyi bir sey olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

'TERÖRÜN BİTMESİ İÇİN ÇABALIYORUM'

Sakık şöyle devam etti: "(Terörist olan Şemdin Sakık'ın tanık olarak dinlenmesini Türk Milletine havale ediyorum) sözü biraz havada kalıyor. Ben terörün bitmesi için çabalıyorum."

"18 yıl orduya karşı mücade etmiş art niyetli olmaması mümkün mü?" şeklindeki eleştirilere de değinen Sakık, "Bu mantıkla gidersek benim hala PKK'yı savunmam gerekirdi. Oysa ben PKK'nın gerçek yüzünü ortaya çıkartmak için uğraştım. Yıllardır gençleri PKK'nın elinden kurtarmaya çalıştım. Tercihler değişkendir, değişebilir. Abdullah Öcalan ile ilgili 2 kitap yazdım. Ben savaşcı doğmadım ki" dedi.

'ASKERE GİDECEĞİM'

Sakık, "12 Eylül'de şiddete yöneltildim. Şartlar beni zorladı. Dağda geçen 18 yıl Şemdin dışında bir şeydi. Bir ordunun gücü karargahta değil cephede belli olur. Türk ordusu ile cephede defalarca karşı karşıya geldik. Türk Ordusu disiplinli, fedakar, üretken ve bir hiyerarşi içinde olduğunu gördüm. Türk Ordusunun verdiği mücadeleye saygı duydum" diye konuştu. Sakık, "Allah nasip ederse 15 yıl sonra özgürlüğüme kavuşacağım. Çürük raporu alma, bedelliden yararlanma imkanım olmasına rağmen sembolik değeri olsun diye askere gitmeyi düşünüyorum. Askere gideceğim. Ben dağdayken de bütün kardeşlerim askerliğini yapmıştır. Bu ordu Türkiye'nin ordusudur. Askere giderek, Kürt gençlerine 'Ordu sizindir, askerlik yapın mesajı' vereceğim. Ordu kimsenin malı değildir" dedi.

'FELAKETTEN ZARAR GÖREN ORDUNUN KENDİSİDİR'

Sakık, "1993 yılında esas yaşanan o felaketten büyük zarar gören ordunun kendisidir. Ordu bir çok generalini, albayını, yarbayını kaybetti. Bunun ortaya çıkarılmasını istemek orduya hizmettir, orduyu yıpratmak değil. Ordu silahsız askerlerini kaybetti. Göreve gelir gelmez arkadaşlarının akıbetinin araştırmaları gerekirdi. Asker arkadaşlığı, yoldaşlık bunu gerektirir. Onlar, bunları gizlediler. Bizi burada konuşturan onların tutumudur. Herşeyi biliyorlar ama gizliyorlar. Gizledikleri içinde başkaları açıklıyor" diye konuştu.

'OLUK OLUK KAN AKACAKTI'

Sakık, "Bu davada İfade vermek istememin nedeni karanlık noktaların aydınlatılmasını istiyorum. Başka amacım yok. Açıklığın olduğu dünyada sinsice hareket edilmez. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar . Ancak bazı yalanlar yatsıyı da beklemez akşam ortaya çıkar. Halkın aydınlatılması gerekiyor. Bazı gerçeklerin gizlenilmemesi gerekiyor. Bünyede bir zehir, kirlilik varsa bu ülke yoluna girmiş sayılmaz. Ergenekon, Balyoz ve KCK davaları olmasaydı bugün kan oluk oluk akacaktı. Ben bu işin ruhunu biliyorum. Bu nedenle hayırlı bir iş yaptığıma inanıyorum" dedi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.haber7.com/ic-politika/haber/948844-sem...

Kardeşinden BDP'li Vekile: 'Kan Emici'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25395693

İlginizi Çekebilecek Diğer Galeriler

Facebook Yorumları

Onedio üyeleri ne diyor?

mevltkln
mevltkln

Şemdin Sakık, önce sanık, sonra Ergenekon davasında tanık. Öldürün şu kafiri. Alınan bilgiler kirlidir ondan.

Twitter’da ne diyorlar?

huseyinartik
huseyinartik@huseyinartik

@tarafonline mahkemede ifade vermeden psikiyatrik muayenesi yapıl mış mı.Engin alana şemdin sakıkı ı kaçırmaktan bir dava açılır mı acaba.

Mahir Ayhan
Mahir Ayhan@mahirayhan

@tarafonline Tarafda artik semdinin sozlerine itibar etmez

baki guncu
baki guncu@bakiguncu

@tarafonline AKP 'nin derinligi mi desek...

Zülfikar Yüksel
Zülfikar Yüksel@ZulfikarYuksel

@tarafonline Şemdin Sakık sizin tanık değil miydi? Ne oldu bu adama böyle. Yoksa Ergenekoncular büyü yaptırmasın?

asiplaystation
asiplaystation@asiplaystation

@CNNSonDakika ALTI KASIM FINDIK BEYİNLİLERİ KEŞFETME GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN:)

Twitter’da kimler paylaşıyor?

338 paylaşım.

safak8901ongungkhnnylmzAlizaMarcusntvcumhuriyetgztt24comtrzamancomtrErhanHasanlarcepmagazinbianet_orgHurriyetemekevrenseldirzdemirAkbalilterjanntvmsnbcEnsonHaberComaksam_gazetesidhainternetmilliyetcomtrcnnturkcomSabahHilaldjojominamertsubneslihankilic11nzmlsFenerli_MMsennasthunderreyhankocaogludilekzaptciogluAhmet_SRnaltindoganmoto_driverburakugurelhsynyesilyurtMayaArakonerolakyolHatice772daybreakbora

Başlıklar

› Abdullah ÖcalanAhmet AltanAydınBalyoz DavasıBarış ve Demokrasi PartisiBingölBitlisCasusCumhuriyet Halk PartisiDiyarbakırErgenekonFatih AltaylıGoogleHizbullahİlker BaşbuğIrakİstanbulKahramanmaraşKatilLiceLübnanNazlı IlıcakŞehitŞemdin SakıkSuriyeTaraf GazetesiTerörTurgut ÖzalTürk Silahlı KuvvetleriYalçın Küçük
Görüş Bildir