Dünyanın “Muhteşem”, Tarihin “Kanuni” Dediği Hükümdar
1 Mayıs 1566 sabahı…İstanbul büyük bir uğurlamaya hazırlanıyordu.Kanuni Sultan Süleyman, Eyüp Sultan Türbesi’nde dua ettikten sonra atına bindi. Yetmişini aşmıştı. Yıllardır nikris hastalığının acısını çekiyor, artık eskisi gibi rahat yürüyemiyor, uzun süre at üzerinde kalmakta zorlanıyordu.Ama yine de ordusunun başındaydı.Geride kırk altı yıllık bir saltanat, kendi adını taşıyan Süleymaniye, kaybettiği oğulları, çok sevdiği Hürrem Sultan’ın mezarı ve bir daha göremeyeceği İstanbul vardı.Önünde ise Zigetvar…Bu, onun on üçüncü ve son büyük seferiydi.Henüz kimse bilmiyordu ama Osmanlı tarihinin en uzun süre tahtta kalan hükümdarı, başkentine artık yalnızca tabutu içinde dönecekti.Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatını yalnızca fetihlerle anlatmak kolaydır:Belgrad, Rodos, Mohaç, Budin, Bağdat…Fakat bir insanı sadece kazandığı savaşlarla anlayabilir miyiz?Bir hükümdarı büyük yapan fethettiği toprakların genişliği midir? Kurduğu düzen mi? Geride bıraktığı şehirler mi? Yoksa iktidarının zirvesindeyken aldığı ve hayatının sonuna kadar taşımak zorunda kaldığı kararlar mı?Kanuni’nin hikâyesi bana göre üç şehir üzerinden okunabilir:İstanbul onun kurduğu düzeni ve ihtişamı…Viyana gücünün ulaştığı sınırı…Zigetvar ise en güçlü hükümdarın bile sonunda dönüştüğü sessizliği anlatır.
Tarlada Buldukları Sikkeler Ülkenin En Pahalı Hazinesi Çıktı: Tam 4,3 Milyon Sterlin Ödendi
İngiltere’nin Somerset bölgesindeki bir tarlada tespit edilen ve Norman fethi dönemine ait olan 2 bin 584 adet gümüş sikke, 4,3 milyon sterlinlik rekor bedelle ülke hazinesine katıldı. Yürütülen beş yıllık resmi inceleme sürecinin ardından Güney Batı Miras Vakfı tarafından devralınan bu tarihi koleksiyon, İngiltere tarihinin en yüksek değerli hazine alımı olarak kayıtlara geçti. Piyango İkramiyesi Miras Fonu ile çeşitli hayır kurumlarının sağladığı finansal destek sayesinde koruma altına alınan tarihi eserler, 1066 ile 1068 yılları arasındaki çalkantılı siyasi dönemin somut izlerini günümüze taşıyor.Detaylar 👇Kaynak
Doğalgaz Ararken Akdeniz'in Dibinde Buldular: Tam 3 Bin 300 Yıldır Saklanıyormuş
Doğu Akdeniz’in karanlık sularında yürütülen rutin bir tarama faaliyeti, insanlık tarihinin denizcilik geçmişine ışık tutan devrim niteliğinde bir keşifle sonuçlandı. Energean doğalgaz firmasına ait araştırma ekipleri, kıyıdan 90 kilometre açıkta ve tam 1,8 kilometre derinlikte, Geç Tunç Çağı’na ait bir ticaret gemisinin enkazına ulaştı. Uzmanlarca incelenen kalıntıların, Milattan Önce 13. yüzyılda battığı tahmin edilen Kenan uygarlığına ait bir yük gemisi olduğu tescillendi. Tarihin en eski derin deniz batığı unvanını kazanan bu buluntu, antik çağ denizciliğine ilişkin bilinen teorileri kökünden sarsıyor.Detaylar 👇Kaynak
Fabrika Kuracakları Yerin Altından Roma İmparatorunun Kampı Çıktı
Slovakya'nın güneybatısında yer alan Şurany kasabasında kurulması planlanan sanayi bölgesi arazisinde gerçekleştirilen inşaat öncesi arkeolojik kurtarma kazıları, dünya tarihini ilgilendiren önemli bir keşfe sahne oldu. Bölgede yürütülen saha çalışmalarında, yaklaşık 7,4 hektarlık alana yayılan ve 1800 yıllık geçmişe sahip olduğu tespit edilen devasa bir Roma askeri kampı gün ışığına çıkarıldı. Detaylar 👇Kaynak
8 Yaşındaki Çocuk Gölde Oynarken Buldu: Önemsiz Sandığı Şey 3 Bin Yıllık Mızrak Çıktı
8 yaşındaki George, Kasım 2024’te ailesiyle birlikte Lake District bölgesinde keyifli bir gün geçiriyordu. Windermere Gölü kıyısındaki Waterhead yakınlarında toprağı kazıp oynarken metalik bir halkanın ucuyla karşılaştı. Merakına yenik düşüp bu halkayı çekmeye başlayan küçük çocuk, çektikçe uzayan ve derinlere uzanan tarihi bir keşfe imza attı. O an ne bulduğunu tam olarak anlayamayan George, sonradan öğrendiğinde yaşadığı heyecanı 'Ne olduğunu bilmiyordum, bir mızrak ucu olduğunu öğrenmek inanılmaz eğlenceliydi' sözleriyle ifade etti.Detaylar 👇Kaynak
Reklam
Dünyanın En Ünlü Mumyası Avatara Dönüştü: 5.300 Yıl Önce Ölen Ötzi'nin Dijital İkizi Yapıldı
Alpler'de bir buzulun içinden çıkan 5.300 yıllık ceset, otuz yıldır arkeolojinin en çok incelenen bedeni. Buz Adam Ötzi'nin mumyası, yaşadığı dönem hakkında başka hiçbir bulgunun veremeyeceği kadar ayrıntı sundu. Fakat bedeni tekrar tekrar inelemek, takdir edersiniz ki pek mümkün değil. Güney Tirol Arkeoloji Müzesi bu yüzden farklı bir yol denedi ve Ötzi'nin 'dijital ikizini' yaptırdı. 1.294 fotoğrafla bir tomografi taramasını birleştiren model, mumyanın hem dışını hem içini milimetrenin altında ayrıntıyla gösterebiliyor. Üstelik çalışma yalnızca bedenle de sınırlı kalmadı.Gelin, detaylara bakalım.Kaynak
3 Bin 300 Yıllık Sır Yok Oluyor: Arkeologlar Hazineleri Kurtarmak İçin Yarışa Girdi
İngiltere'nin Peterborough şehri yakınlarında bulunan Flag Fen Arkeoloji Parkı, iklim değişikliğinin getirdiği sıcaklık artışı ve kuraklık riski nedeniyle ciddi bir tehdit altında bulunuyor. Binlerce yıl boyunca oksijensiz ve ıslak turba (peat) toprağı sayesinde günümüze kadar korunan Tunç Çağı ahşap kalıntıları, toprağın kuruması sonucu oksijenle temas ederek hızla çürüme sürecine giriyor. Uzmanlar, alandaki eşsiz bilgilerin tamamen kaybolmaması adına önümüzdeki birkaç yıl içinde geniş kapsamlı bir kurtarma kazısının gerçekleştirilmesi gerektiğini bildiriyor.Detaylar 👇Kaynak
Reklam
155 Basamak, Bir Asansör ve Bir Şehrin Vicdanı
etiket
Bir şehrin medeniyetini bazen meydanlarının büyüklüğü, kulelerinin yüksekliği ya da caddelerinin genişliği anlatmaz.Bazen yaşlı bir insanın çıkmak zorunda kaldığı basamak sayısı anlatır.20. Yüzyılın başında İzmir’in Karataş semtinde, Mithatpaşa Caddesi ile yukarıdaki Halil Rıfat Paşa Caddesi arasında tam 155 basamak vardı.Bugün fotoğraf çekmek için birkaç dakikada çıktığımız bu merdivenleri, o yıllarda mahalle sakinleri her gün kullanıyordu.Eve dönen işçiler…Pazardan sepet taşıyan kadınlar…Okula giden çocuklar…Yük taşıyan esnaf…Yaşlılar ve hastalar…Aynı şehirde, birbirine çok yakın iki mahalle arasında yaklaşık 40 metrelik bir yükseklik farkı vardı. Mesafe kısa görünüyordu; fakat gündelik hayat için ciddi bir engeldi.Sonra bir insan bu soruna baktı ve şunu düşündü:Bu böyle olmak zorunda değil.O insan Nesim Levi’ydi.1907 yılında yaptırdığı Tarihî Asansör, yalnızca iki caddeyi birbirine bağlamadı. Bir şehrin insanlarına karşı sorumluluğunun ne anlama gelebileceğini de gösterdi.Bugün hâlâ çalışan bu yapı bize yüz yılı aşan çok sade ama güçlü bir soru soruyor:Biz şehirlerimizi binalar için mi, insanlar için mi tasarlıyoruz?
Kayalık Sanıp Tekmeledi, 500 Yıllık Paha Biçilmez Hazine Çıktı: "Bulunması Mucizeydi"
Portekiz’in Lizbon kentinden 1533 yılının Mart ayında yola çıkan Bom Jesus isimli ticaret gemisi, Hindistan’dan baharat ve değerli mallar getirmek üzere Atlas Okyanusu’na açıldı. Kaptan Dom Francisco de Noronha idaresindeki üç direkli kalyonda denizciler, tüccarlar, askerler ve din adamlarından oluşan yaklaşık 300 kişilik bir mürettebat bulunuyordu. Ancak gemi, fırtınalı denizlerde kaybolarak seferini tamamlayamadı ve yaklaşık beş asır boyunca okyanus kıyısında unutulmaya terk edildi.Detaylar 👇Kaynak
Tadilat Yaparken Az Kala 3000 Yıllık Antik Mısır Mezarını Yıkıyorlardı: Son Anda Fark Edildi
Mısır'ın Lüksor kenti yakınlarında yer alan ve UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan Theban nekropolündeki Aşağı Şeyh Abd el-Kurna bölgesinde yürütülen arkeolojik kazılarda, yaklaşık 3 bin yıllık yeni bir soylu mezarı gün yüzüne çıkarıldı. Bölgeyi sel tehlikesine karşı koruma amaçlı yapılan tadilatlarda keşfedilen mezar inşaat sırasında neredeyse zarar görüyordu. Uluslararası bir araştırma ekibinin Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı ortaklığıyla gerçekleştirdiği çalışmalarda ulaşılan yapının Antik Mısır'ın Ramessid Dönemi'ne ait olduğu kaydedildi. Bölgede 2018 yılından bu yana devam eden alan araştırmaları, bir yandan tarihi mirasın korunmasını sağlarken diğer yandan bölgenin sosyo-kültürel geçmişine ilişkin önemli veriler sunuyor.
Reklam
Ormanın Ortasında Vikinglerin Kayıp Hazinesini Buldu: Tam 4.5 Kilo Ağırlığında
Güneydoğu Finlandiya’daki Sysmä kasabası yakınlarında çalışma yürüten amatör bir metal arama meraklısı, ülke tarihinin en kapsamlı Viking Çağı gümüş definesine ulaştı. Kalle Lappinen adlı vatandaşın tespiti üzerine bölgede inceleme başlatan uzmanlar, toplam 4,5 kilogram ağırlığında binlerce tarihi sikke ile çeşitli süs eşyalarını güvenli alana taşıdı. Lahti Müzesi bünyesinde görev yapan arkeolog Esko Tikkala koordinesinde yürütülen kurtarma kazısı, Geç Demir Çağı dönemine ait Finlandiya sınırlarındaki en büyük toplu buluntuyu tescil altına aldı.Detaylar 👇Kaynak
8 Bin Yıllık Antik Mağarada Bulundu: Asırlar Sonra Bugün Hala Sofralarda
Balıkesir’in Havran ilçesinde bulunan Andık Mağarası’nda yürütülen arkeolojik kazılarda, günümüzde coğrafi işaret tesciliyle koruma altında bulunan Havran siyah incirinin yaklaşık 8 bin yıllık karbonlaşmış kalıntılarına ulaşıldı. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi bünyesinde uygulanan Karbon-14 analizi sonucunda, elde edilen meyve kalıntılarının milattan önce 6300 yılına tarihlendiği tespit edildi. Mağara içerisinde toplu halde depolanmış vaziyette gün yüzüne çıkarılan bu bulgular, incirin Neolitik Dönem insanının beslenme alışkanlıklarında önemli bir yere sahip olduğunu kanıtlıyor.Detaylar 👇
Ev Yaptıracaklardı, Altından 2 Bin Yıllık Kayıp Şehir Çıktı: Sit Alanı Ailenin Ev Hayalini Bitirdi
Fransa’da bir ailenin müstakil ev inşaatı öncesinde gerçekleştirilen rutin arkeolojik incelemeler, insanlık tarihine ışık tutan sıra dışı bir keşfin önünü açtı. Paris’in güneydoğusunda yer alan Tonnerre kasabasındaki Montbellant Tepesi’nde yürütülen kazı çalışmaları, toprağın altında 2.000 yıllık kayıp bir kentin varlığını ortaya çıkardı. Fransa Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü (Inrap) bünyesindeki uzmanlarca gerçekleştirilen bu çalışma, bölgedeki kentsel gelişimin tarih boyunca nasıl biçimlendiğine dair son derece değerli veriler sundu.Detaylar 👇Kaynak
Reklam
Denize 10 Bin Ton Deterjan Döktüler: Petrolü Temizleyelim Derken Katliam Yaptılar
İngiltere’nin güneybatı kıyılarında 1967 yılında meydana gelen Torrey Canyon faciası, küresel ölçekte kaydedilen ilk büyük deniz petrol sızıntısı olmasının yanında kriz yönetiminde yapılan vahim hatalarla devasa bir çevre katliamına dönüştü. Scilly Adaları yakınlarında kayalıklara çarparak karaya oturan Liberiya bayraklı dev süpertankerin gövdesinde meydana gelen ağır hasar sonucunda, yaklaşık 120 bin ton ham petrol kısa sürede denize yayıldı.Detaylar 👇Kaynak
Reklam
Sel İçin Kazı Yaparken Buldular: Yolun Altından Antik Roma Şehri Çıktı!
Derwent Nehir kıyısındaki eski bir Roma yerleşkesinde yürütülen arkeolojik saha kazılarında antik madeni paralar, seramik parçaları ve içerisinde yakılmış insan kalıntılarının yer aldığı bir çömlek gün yüzüne çıkarılmıştır. Romalılar tarafından 'Derventio' olarak adlandırılan Little Chester bölgesindeki Darley Spor Sahaları'nda yürütülen çalışmalar, 2025 ve 2026 yıllarının Ağustos aylarında gerçekleştirilmiştir. Söz konusu saha araştırmaları, İngiltere genelinde faaliyet gösteren York Archaeology yardım kuruluşu, amatör araştırmacılar ve Derby Müzesi iş birliğiyle tamamlanmıştır. Proje lideri Laura Parker, yapılan bu çalışmaların bölgede 1.800 yıl önce sürdürülen yaşam tarzına dair net veriler sunduğunu bildirmektedir.Detaylar 👇Kaynak
Kayıp Köpeğini Ararken Tarihin En Önemli Eserini Keşfetti: 17 Bin Yıl Saklı Kalmış
İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı belirsizlik ortamında, Fransa’nın Montignac köyünde arkeoloji dünyasını sarsan olağanüstü bir gelişme yaşandı. 12 Eylül 1940 günü 18 yaşındaki Marcel Ravidat, 'Robot' isimli köpeğiyle yürüyüş yaptığı sırada fırtınada devrilen bir ağacın kökleri altında oluşan derin bir çukuru fark etti. Köpeğinin ilgisi üzerine bölgeyi inceleyen Ravidat, aynı günün akşamında arkadaşları Jacques Marsal, Georges Agnel ve Simon Coencas ile birlikte el feneri kullanarak dar geçitten içeri girmeyi başardı. Gençler, bu cesur adımla insanlık tarihinin yaklaşık 17 bin yıldır mühürlü kalan en büyüleyici yeraltı galerilerinden birini gün yüzüne çıkardı.Detaylar 👇Kaynak
Hurdalıkta Araba Parçası Ararken Hayatının Keşfini Yaptı: 1800 Yıllık Sır Çıktı!
Polonya’nın Ukrayna sınırında yer alan Hrubieszów kasabasındaki bir hurdalıkta otomobil parçası arayan bir vatandaş, 1.800 yıllık tarihi bir keşfe imza attı. Hurdaların arasında bulduğu metal objenin sıra dışı yapısını fark eden kişi, durumu Father Stanisław Staszic Müzesi uzmanlarına bildirdi. Arkeologlar tarafından gerçekleştirilen ilk incelemeler, söz konusu eserin MS 2. yüzyıla ait bir Vandal savaşçısına ait kalkan parçası olduğunu ortaya koydu.Detaylar 👇Kaynak
Bir Deprem Bir Sergiyi İptal Etti, İstanbul’a Bir Mimar Kazandırdı
etiket
1894 yazında İstanbul sarsıldığında şehrin binalarıyla birlikte büyük bir hayal de yıkıldı.Osmanlı İmparatorluğu’nun dünyaya modern yüzünü göstermek amacıyla hazırladığı büyük tarım ve sanayi sergisi iptal edildi.Sergiyi tasarlamak üzere İstanbul’a gelen İtalyan mimar Raimondo D’Aronco’nun görevi sona ermiş görünüyordu. Valizini toplayıp ülkesine dönmesi beklenebilirdi.O ise kaldı.Hasar gören camileri, çeşmeleri, saray yapılarını ve kamu binalarını incelemeye başladı. İstanbul’u kubbelerinden, sokaklarından, ustalarından ve taşların üzerinde biriken zamanın izlerinden öğrendi.Belki de şehirle gerçek ilişkisi, yapmak için geldiği eser iptal edildiği gün başladı.Çünkü bazen bir insanın en önemli yolculuğu, hazırladığı plan bozulduğunda başlar.
Reklam